Akdeniz Fatihi: Barbaros Hayrettin Paşa

Dursun Saral

Akdeniz ve denizcilik tarihi konularında uzman olan İngiliz yazar Ernle Bradford’un Türkçe yayımlanmış kitaplarına bir yenisi daha eklendi. Akdeniz/Bir Denizin Portresi ile Turgut Reis/Malta Kuşatması ve Son Sefer adlı kitaplarıyla tanıdığımız Bradford, şimdi de Barbaros Hayreddin Paşa’nın biyografisini yazdı. Padişahın Amirali Barbaros Hayreddin, Ahmet Fethi’nin çevirisiyle Doğan Kitap’tan çıktı.

Bradford, Osmanlı donanmasının 1565’te yaptığı Malta kuşatmasını araştırırken bir kaynaktan Turgut Reis’in “neredeyse Barbaros’un dengi” olduğunu öğrenince, Turgut’un ne kadar seçkin biri olduğunu araştırmalarından bildiğinden dolayı onun ustası ve akıl hocası hakkında daha fazla şey öğrenme ihtiyacı duymuştur. Daha önceden Barbaros’un gaddarlığı, açgözlülüğü ve tüm Hıristiyanlara duyduğu amansız nefretle ilgili eski tarz kahramanlık hikâyeleri okuduğundan dolayı, “O bir hayduttu, tehlikeli bir Berberi korsandı, tarihte bir dipnottu, daha fazlası değildi,” gibi Avrupalıların Barbaros’a yönelik önyargılarını farkında olmadan özümsediğini, Türkiye’ye bir ziyareti sırasında Hayreddin’in korsan değil bir milli kahraman olarak bilindiğini görünce anlamıştır. Osmanlı donanmasının kurucusu ve Türk İmparatorluğu’nun en önemli isimlerinden biri, dostları ve danışmanları arasında ikinci sınıf kimselere tahammül edemeyen Muhteşem Süleyman’ın sarayında en önemli şahsiyetlerden olan Hayreddin’in en az altı dil bilen kültürlü bir adam olduğunu öğrenmiştir. Yazar, çok dikkate değer bir adamın portresinin Avrupalılardan gizlenmesinin daha çok Fransa kaynaklı olduğunu fark etmiştir ve bunun üzerine Hayreddin ile ilgili yalanların büyük çoğunluğunu ortadan kaldırabilmek için bu kitabı yazmıştır.

Bradford, Malta Kraliyet Kütüphanesi’nde Osmanlı donanmasının kökeni, XVI. yüzyılda Berberi korsanların faaliyetleri ve Cezayir Sultanlığı’nın tarihiyle ilgili araştırmalar yaparken ciltler dolusu eseri ve kayıtları okuduktan sonra Barbaros hakkındaki kanaatleri değişmiş ve kesinleşmişti. Barbaros hakkında ortaya çıkan resim büyüleyiciydi ve asıl gerçek birçokları gibi daha önce gerçek bir portre sandığı kasıtlı karikatürlerden tamamen farklıydı. Akdeniz’de ilk efsaneleşenin küçük kardeş Hayreddin olmadığını, kızıl sakalı olan ve bu nedenle Barbaros lakabını alanın Oruç olduğunu öğrenmişti.

Kitap, 1504 yılında Oruç Reis’in Papalık sancak gemisini ele geçirmesi sonucunda Barbaros namını kazanmasıyla başlıyor. Yazar, kitabında Oruç ile Hızır’ın yani Barbaros ile Hayreddin’in kökeni ile ilgili tespitlerini sunuyor ve Oruç Reis’in Rodos Şövalyelerine esir düşmesini ve kurtulmasını anlatıyor. Sonra, Türk filosunun Tunus’a gelişini ve civar adalarda yaptığı savaşları ve de Oruç Reis’in Becaye’de kolunu kaybetmesini işliyor. Daha sonra, Oruç Reis’in Becaye’yi fethetmesini, 1516 yılında Cezayir’i İspanyollardan kurtarıp sultanlığını ilan etmesini, 1517 Tilimsan Seferi’ni ve 1518 yılında Oruç Reis’in İspanyollar karşısındaki şahadetini sırayla işleyip Hızır Reis’in, Oruç Reis’in yerine sultan olmasını ve de 1519 yılında İspanyolları yenilgiye uğratmasıyla birlikte Cezayir’in Osmanlı Beylerbeyliği olmasını anlatıp kitabın Oruç Reis’i anlatan bölümünü bitiriyor.

Bradford, kitabının Hayreddin Reis’i anlatan bölümünde Hayreddin Paşa’nın Cezayir önündeki Penon de Argel kalesini fethiyle (1529) başlıyor. Kitap, Hayreddin Paşa’nın Muhteşem Süleyman tarafından kaptanıderyalığa çağrılması, Osmanlı donanmasının yeniden kuruluşu, Hayreddin Paşa’nın Tunus’u fethi ve kaybetmesiyle devam ediyor. Sonra, 1536 yılı Korfu Seferi sonucu Ege adalarının fethi ve Preveze Deniz Savaşı anlatılıyor. Kitap, Hayreddin Paşa’nın 1543 Nice Seferi ve ölümüyle bitiriliyor.

Barbaros konusunda Avrupa’da neredeyse yazılan bütün kaynakların incelenmesiyle oluşturulan kitap, “Türk denizcilik tarihinin bu en önemli şahsiyetinin yayımlanmış yegâne biyografisi” olarak nitelendirilse de Oruç ve Hayreddin Paşa’nın hayatının ancak yüzde yirmilik bir kısmını anlatmaktadır. Kitap içinde eksilikler ve birtakım tarihsel yanlışlıklar barındırsa da Avrupalıların Barbaros’u nasıl yorumladıklarını öğrenebilmek için okunması gereken temel eserlerden biridir. 

Arka Kapak dergisi 19. sayı

Devamını Oku...