Bir Düşün Düşüşü

Cüneyt Gönen 

Yedi adet distopik düşün koleksiyonundan mürekkep olan İçsavaşdiyarı Feci Düşüşte mutlu hayat sihrinin bozulması neticesinde, duygusal çözülme sarmalında absürt badirelerin hışmına uğrayanların, kaybedenler olimpiyatlarında şampiyon olanların, feleğin çemberinde sıkışanların, günah ve suça itilenlerin, kendi içinde yıkıma uğrayanların, umutları kaybolanların öykülerinin acı-tatlı bir mizah ile hicvi ve sür-gerçek anlatımıdır.


İç Savaş Diyarı Feci Düşüşte
George Saunders
Çevirmen: Niran Elçi
Delidolu

Kurt Vonnegut, hikâyelerin analitik yapısını iki boyutlu bir koordinat sistemi ile formülize eder; dikey eksenin üst tarafına iyi talihi, alt kısmına makûs bahtı, yatay ekseninin sıfır noktasına hikâyenin başlangıcı ve aynı eksen boyunca gelişme ve sonucunu yerleştirir. Eğer kahramanımız negatif kısımda yani talih-süreç ekseninde sağ alt kısma düşerse mutlu son isteyen okuyucu için rahatsız edici gerçekler baş gösterir. Absürt hikâyelerde hiçbir kahraman hedefi on ikiden vuramaz, feleğin tekerine çomak sokamaz, şeytanın bacağını kıramaz. Bu tarz kurguda karakterler ve karakterlerin davranışları yargılanmaz, sorgulanmaz, eleştirilmez; sadece kahramanların başarısız görevleri, şuursuz tecrübeleri ve saçma hayalleri kalır okuyucuya.

Bugünün örtülü ve saklı hastalıklarını gözler önüne sermek için gelecekte yazan George Saunders, ekonomik adaletsizlik, hırsızlık, yolsuzluk, yoksulluk, işsizlik, çevresel tahribat, kadim kadın-erkek ilişkileri, suçlar, günahkâr dürtüler, kalabalıklar içinde yalnızlıklar gibi günümüzdeki kasvetli terimleri kendi atölyesinde işliyor. Jeofizik mühendisi olan Saunders, farklı yazınsal altyapısı ile ilgili olarak da ilginç bir benzetmede bulunuyor; orijinal kurgu dünyasının, bu “tuhaf” formasyonunun bir sonucu olduğunu, yaptığı işin ise defolu ve kusurlu aletleri olan bir kaynakçının elbise dikmesi ile benzer bir işlem olduğunu söylüyor. Gelecek geçmiştir, gelişim çürüme ve bozulmayı kaçınılmaz olarak beraberinde getirmiştir, düşler kabusa tahvil etmiştir, steril düşünceler patolojik niyetlere dönüşmüştür distopyalarında. Hiciv ve alt şubesi kara mizahla birlikte ortak paydada birleşen nihilist düşüncelerin yarattığı kasvetli atmosferik basınçla; yokluk, yoksunluk, amaçsızlık, anlamsızlık, zillet, mağlubiyet, belirsizlik gibi duygular Saunders’in hikâye bileşiğinin elementleridir.

Kitaba ismini veren ilk hikâyedeki “İçsavaşdiyarı”, Amerika’nın 1861-1865 yılları arasındaki iç savaş dönem yaşantısını tekrardan sahneleyen tesistir. Tarihin akışını paraya çevirmeye çalışırken, çeteler tarafından sabote edilmesine karşılık kontrolsüz misilleme ile başlayan şiddete, teröre ve kanunsuzluğa; hayaletlerin, sanrıların ve intikamın eşlik etmesi ile “prototip” bir uygarlığın Amerikan rüyasından uyandırılmasının mizahi anlatımıdır. İkinci bölümde, son satıra kadar ismini öğrenemediğimiz “Isabelle” karakterinin beklenmedik bir akıbet ile biten travmatik öyküsü yer almaktadır. Bir sonraki hikâye de ise yapay İspanyol alabalığı deresindeki dalgayapar ile kaza sonucu ezilmesi sonrasında “Bay Vicdan Azabı”nın dibe batışı anlatılmaktadır. “180 Kiloluk Genel” müdürde ise, obezitenin ikili ilişkilerdeki tahrip edici gücüne, iç güzelliğinden çok, modern dünyada çekiciliğin kilit noktası haline gelmiş cismi kütlenin ve fiziksel suretin belirleyici rolüne, kalp ve hayal kırıklıkları ile dem vurulmaktadır. Altıncı kısa hikâyede, geçmişte yaşadığı güzel günlerden başka elinde bir şey kalmayan, yozlaşmış toplum tarafından unutulan ve artık sadece ölümü bekleyen 92 yaşındaki Mary’nin, benmerkezci jenerasyondaki konumu depresif motifle işlenmiştir. Kitabın son bölümündeki novellada ise, ekolojik yıkım sonucu genetikleri bozulan milyonlarca kusurlunun izole edilen, hapsedilen, köleleştirilen, ötekileştirilen hayatlarını Orwell’in Hayvan Çiftliği’nin kapitalist bir versiyonu şeklinde sunulmaktadır.

Time dergisinin meşhur “Dünyadaki en etkili 100 kişi” listesine de kabul edilen Saunders’in etki ölçeğini bugünün dinamikleri ile ölçmek zor ancak absürt hikayeler denince akla gelen Kafka’nın Dönüşüm’ü, Albert Camus’nün Yabancı’sı, Becket’in Godot’yu Beklerken’i, Kurt Vonnegut’un Otomatik Piyano’su listesinde İçsavaşdiyarı Feci Düşüşte’nin de yer alacağı en azından öngörülebilir.

Arka Kapak dergisi 26. sayı

Devamını Oku...