Borges ve Bellek

İsa Karaaslan

Kitap, Rodrigo Quian Quiroga’nın belleğin nasıl işlediğini anlama arayışı. Bunu yaparken Borges’in başta “Bellek Funes” olmak üzere birkaç öyküsünden yola çıkıyor. Belleğin işleyişi yolundaki araştırma belki de bir “Evraka” haykırışına götürmeyecektir Quiroga’yı fakat haz, cevabın bulunmasında değil, aranmasında saklıdır ve bunun farkındadır Quiroga. Beyni anlama hareketi, kendimizi anlama hareketidir ona göre, haklıdır da. Bu bakımdan kitabı okurken kendimize çıktığımız bir yolculuk olarak değerlendirebiliriz bu çalışmayı.


Borges ve Bellek
Rodrigo Quian Quiroga
Çevirmen: Ferit Burak Aydar
Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi

Rodrigo Quian Quiroga, Leicester Üniversitesinde Nörobilim dalı direktörlüğünü yürüten ve bioenerji alanında çalışmaları bulunan bir bilim adamı. Buenos Aires Üniversitesi fizik bölümü mezunu. Asıl çalışmalarını görsel algı ve bellek alanlarında gerçekleştirmiş. Quiroga’nın dikkatimi çeken en önemli özelliği, bir bilim adamının, bir edebî metinden yola çıkarak bilimsel bir araştırmaya girişmesi. Bu bakımdan oldukça orijinal ve zevkli bir çalışma. Yazılarını her ay büyük bir beğeniyle takip ettiğimiz Mustafa Özel, doktora öğrencilerinin tez yerine roman yazmaları gerektiğini salık veriyordu; romancıların kendi hayal alemlerindeki hakikat arayışlarından etkilenerek; çünkü hayal ehli olan romancılar gerçeğe giden yolda hep bir adım önde idiler. Bu yüzden Freud, “ozanlarla filozoflar, bilinçdışını benden çok daha önce açığa çıkardı” derken haklıdır. Freud’u doğrular aslında Quiroga da, beynin davranışlarını anlama çabalarının yalnızca bilim insanlarına ya da karmaşık laboratuvarlardaki bilimcilere ait olmadığını savunur. Çünkü bu çalışmalara, antik Yunan filozoflarından modern psikolojinin 19. yüzyıldaki öncülerine kadar kategorilere sığdırılamayan diğer birçok aydın emek vermiştir. Kategorilere sığdırılamayan aydınlardan biri de kitabın konusu olan Borges’tir. Borges, belki laboratuvarlarda ulaşmamıştır bellekle ilgili çalışmalarındaki sonuçlara fakat sanatçılara mahsus olağanüstü muhakemesi ve hayal gücü sayesinde şaşırtıcı sonuçlar elde etmiştir.

Borges’i gençliğinde keşfettiğini söyleyen Quiroga, ona olan hayranlığını, her türlü mantığı reddeden şeyleri matematiksel bir kesinlikle tarif etmesine, görünüşte çürütülemeyecek önermeleri bir düş görüyormuşuz gibi her şeyin mümkün olduğu ve her şeyden önce fantastik gerçeklikte yaşıyormuşuz gibi, kendisini karşı konulmaz şekilde gerçek olmayan dünyalara götürmesine bağlar. Quiroga Borges’in “Bellek Funes” isimli öyküsünü bir gün yeniden keşfeder ve bütün hayatı değişir. Bu öyküden yola çıkarak, insan beyninde somut ayrıntıları göz ardı ederek soyut kavramlara tepki veren nöronları bulma şansına erişir. Bu nöronlar algıladığımız şeylerin yıllar sonra hatırlayacağımız uzun süreli bellek öğelerine dönüştürülmesinde kilit rol oynarlar.

Quiroga, Borges’in izinde belleğin sırlarını bir “Evraka” haykırışı özlemiyle ararken Borges’in dul eşi Maria’dan yardım alır. Maria, Quiroga’ya sayısız hikâyeler anlatır ve Borges’in kütüphanesini incelemesine izin verir bu sayede çalışma daha eğlenceli bir hâl alır. Bir bilim insanıdır Quiroga fakat “Bu ne Borges hakkında bir kitaptır, ne de bellek üzerine bir ders kitabıdır; daha ziyade, büyüleyici olduğunu düşündüğüm bir hikâyeyi anlatma itkimden neşet etmiştir.” Der. Dolayısıyla kitabı tamamen bilimsel bir inceleme-araştırma çalışması olarak düşünmek hatalı bir yaklaşım olur.

Borges, “Bellek Funes” adlı öyküsünde Ireneo Funes isimli bir köylünün iniş çıkışlı hayatını anlatır. Attan düşüp kafasını yere çarptıktan sonra, artık her şeyi hatırlayabilmektedir kahramanımız. Evet, unutmak mümkün değildi belki insan teki söz konusu ise, ama hatırlamamak mümkündü. Fakat Funes için bu böyle değil. Unutamamanın lanetini üzerinde taşıyor sürekli Funes. “Biz bir bakışta, bir masa üzerinde üç kadehi algılarız; Funes ise asmayı, onu meydana getiren bütün yaprakları, filizleri ve üzüm tanelerini görürdü.” der Borges Bellek Funes’i anlatırken. Bu çalışma, Borges’in “Bellek Funes” öyküsü ile birlikte okunduğunda, hayal ehli ile hakikat ehlinin belleği ele alış biçimlerine yakından tanıklık edilebilir. 

Arka Kapak dergisi 23. sayı

Devamını Oku...