E-Kitap Platformları Neyi, Ne Zaman ve Nasıl Okuduğumuzu Biliyorlar

Edward Nawotka* / Çeviri: Merve Meliha Şimşek

Geçen hafta Dijital Kitap Dünyasında yapılan bir panel e-kitap platformlarının kullanıcı datasını ne şekilde analiz ettiği ve bu analizle neyi keşfettiği hakkında birçok fikir verdi.

E-kitap dağıtıcılarının ve platformlarının elinde benzeri görülmeyen miktarda ne okuduğunuz ve nasıl okuduğunuz hakkında bilgi var. Geçtiğimiz Perşembe günü Dijital Kitap Dünyasında yapılan bir panel, firmaların ellerindeki veriyi ne şekilde kullandığı, bu verilerle ne tür bulgulara ulaştığı ve bu konuda standart oluşturmak gerekliliğine ilişkin birçok fikir verdi.

Aşağıdakiler onların görüşlerinin düzenlenmiş bir kopyası olup bazısı açıklık sağlamak için farklı sözcüklerle açıklandı.

Telif İzin Merkezi, iş geliştirme ve yazar ilişkileri yöneticisi Chris Kenneally paneli yönetti ve panele, kaç kişinin bir cihazda veya birden fazla cihazda okuduğunu sorarak başladı.

Üyelikle okuma platformu olan Scribd’in kurucu ortağı ve teknolojiden sorumlu başkanı Jared Friedman “okuyucuların yarısının iki veya daha fazla cihaz kullandığını ve %10’unun üç veya daha fazla cihazdan okuduğunu görmekten dolayı heyecanlıyız. Okuyucular dijital cihazların kendi yaşam tarzlarını nüfuz etmesine izin veriyor” dedi.

Kobo’nun başkanı ve İçerik Şefi Michael Tamblyn, bu noktada e-kitap okuyucu üzerinden yapılan okuma ile aplikasyon üzerinden okumanın düşünülmesi gerektiğini söyledi. Michael Tamblyn Kobo okuyucularının genellikle %15 ile %20 kadarının çoklu cihaz kullanıcısı olduğunu söyledi. “Ancak diğer ülkelere baktığınızda durum farklılaşıyor. Japonya’da e-okuyucu yok. Burası bir akıllı telefon ve tablet pazarı dolayısıyla çoklu cihaz kullanıcıları çok daha fazla”. Bu görüş, jenerik e-okuyucu aplikasyonu geliştirici Bluefire’ın kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Micah Bowers tarafından da doğrulandı, Micah Bowers “kullanıcılarımızın %40’ının birden fazla cihaz üzerinden okuduğunu görüyoruz” dedi.

Tabii ki bu bugün dijital platformların takip ettiği; okuma süreniz, ne zaman okuduğunuz, günün ve hatta yılın belirli zamanlarında hangi tür kitaplar okuduğunuza kadar her şeyi kapsayan kullanıcı verilerinin sadece küçük bir bölümü.

“Örneğin” dedi Kobo’dan Tamblyn, “Kobo’da romantizm okumalarının yazın oldukça arttığını, yeni yıl zamanında ise insanların kurgu olmayan kitaplara yöneldiğini görüyoruz bununla beraber, okuyucuların çoğu tüm yıl boyunca aynı şekilde okuyor. bir romantizm okuyucusu her zaman romantizm okuyucusu ve bir bilim kurgu okuyucusu her zaman bilim kurgu okuyucusu.”

Hakkında daha fazla bilgi edinmenin her zaman ilgi çekici olduğu bir konu da okuyucuların hangi tür kitapları bitirmeye meyilli olduklarıdır. Scribd’de, bir sağlık ve fitness kitabı okumaya başlayanların yalnızca 5%’i o kitabı bitiriyor ve yoga kitapları en az bitirilen kitaplar kategorisinde. Ancak, Tamblyn “kurgu olmayan kitaplar açılıp kapanmaya daha meyilli olduklarından, kurgu kitaplar ile kurgu olmayanlar arasındaki farka bakmalısınız” dedi.

Kütüphane pazarı e-kitap sağlayıcılarından OverDrive’da Pazarlama ve İletişim Yöneticisi olan David Burleigh “Geçen yılın ilk 3 kitabına -Boyun Eğmez, Kayıp Kız ve Aynı Yıldızın Altında- baktığımızda %6-11’inin kitabı bitirdiğini, %30’unun yarısına kadar geldiğini görüyoruz, ama bu ödünç verme süresinin bitmesi veya okuyucuların kitabı satın alması nedeniyle olmuş olabilir.”

BlueFire’dan Bowers “bir kişinin kitabı bitirme ihtimalinin, kişi kitabı okudukça artığını” doğruladı ve ekledi “bizim için şaşırtıcı olan insanların okumak için ayırdığı zamanın azlığı oldu: %35, günde 1 saat okurken, %17, günde 2 saatten fazla okudu.”

Bu arada Scribd’de bir kurgu kitabını bir ay veya daha uzun süreliğine okumayı bırakanların sadece %10’u o kitaba geri dönüyor.

Konu kitap alımlarına geldiğinde, Kobo eğer bir kitabın %10’u okunursa bir ivme kazanıldığını ve kişilerin alıcı olma ihtimalinin (ki yukarıda da görüldüğü üzere bu kitabın bitirileceği anlamına gelmiyor) arttığını fark etti. Kendine ait e-kitap mağazası bulunmayan BlueFire’da “%33’ü yüklenen dosyalardan, %2.5’i aplikasyonlardan okunan ücretsiz kitaplardan ve geri kalanı kütüphanelerden, perakendecilerden ve diğer platformlardan yüklenen dosyalardan oluşuyor.”

Veri analitiği de sadece ölçülebilir sınırların ötesine taşınıyor. Kitap işinde en iyi insan davranışlarına bakmak için uygulanıyor. Bu amaçla, Scribd özellikle Kurt Vonnegut romanları okuyan kullanıcıların alışkanlıklarına bakan bir deney gerçekleştirdi. Friedman, şirketin “bir şeyin neden işe yarayıp yaramayacağını söylemek için sadece bir kitaba ve kitabın içindekilere bakmaktan daha öteye gitmeye kararlı olduğunu” söyledi. Ve böylece Scribd “önemli sayıda kitap yazan bir grup popüler yazarı aldı ve onların okuma alışkanlıklarını inceledi. Alışkanlıkları kitabın zorluğuna göre değişti mi? Terk etme oranları neydi? Yazarın okuyucuyu kaybettiği belirli bir nokta var mı? Özellikle Kurt Vonnegut için, okuma hızı ve kitabın tamamlanması arasında muazzam bir fark vardı. Kedi Beşiği daha erişilebilirdi ve nispeten daha hızlı okundu, öte yandan yazarın deneysel işleri bunun yarı hızında okundu.”

Zaman azalırken, BlueFire’dan Bowers, konu veri analitiği olduğunda “birkaç yüzyıllık endüstriler daha geçen yıl bu verilere erişmeye başladılar. Bizim de ilerlerken terimlendirmeye bakarak standartlar geliştirmemiz gerekecek” dedi.

Bu düşünceyi yansıtan Tamblyn, okuma alışkanlık- larıyla ilgili basit varsayımlar yapmanın ne kadar zor olduğunun altını çizerek “Kobo’da, biz daha kitapların nerede bittiğini ve tam olarak nerede başladığını bulmak için uğraşıyoruz” dedi.

* Publishing perspectives yazı işleri müdürü.

Arka Kapak dergisi 4. sayı

Devamını Oku...