Modern Aklın Dünyası ve Bunalımı

Anıl Mert Kılıçer

Modernleşmenin toplumsal ve bireysel dünyalarda var ettiği çeşitli handikapların yanı sıra en büyük etkisi zihin dünyamızı tersyüz etmesidir. Modernite ortaya çıkardığı “izm”ler ile geleneksel dünyayı baş aşağı çevirmiştir. Bu sebeple modernlik sanki bir din gibi sistematik bir örgü içerir. Moderniteyle beraber kapitalizm, endüstriyalizm ve demokrasi de birbirinden bağımsız değil, ortak bir değerler sisteminin ürünleridir.

Fransız Devrimi sonrasında özellikle Aydınlanmacıların çalışmalarıyla gelişen ideolojiler, değerler sistemi olarak toplumları biçimlendirmeyle anlam kazanmıştır. İdeolojilerin ortak özelliği, toplumlar için doğru olanı belirlemede akla olan mutlak inançlarıdır. Bu yüzden Dünyevî Aklın Buhranı’nda Alper Gürkan’ın, zihin dünyamızın tersyüz edilmişliğini göstermeye rasyonalizm üzerinden odaklandığı görülür. Bilginin insan aklıyla tanımlanması nedeniyle rasyonalizme verilen merkezî değer, evrenin açıklanmasında dinin sunduğu anlam dünyasından uzaklaşmaya karşılık gelmektedir. Ancak insan ve aklın merkezde bulunması, sadece dinsel ve ahlakî bir sapmaya yol açmaz. Aynı zamanda geleneksel dünyada bütün olarak kavranan ekonomi, siyaset, aile, sanat gibi toplumsal yapı ve kurumlar da faydacılıktan ötesini gözetmeyen bir anlayışla yeniden oluşturulur. Özellikle bu kavramlar odağa alınarak bir çözümleme yapıldığı için kitap “Felsefe”, “Kültür” ve “Toplum” başlıklı üç ana bölüme ayrılmıştır.


Dünyevi Aklın Buhranı
Rasyonalizm ve Modernite Eleştirileri
Alper Gürkan
Büyüyen Ay Yayınları

İlk bölümde “Rasyonalizm ve Modern Felsefe” konusuna değinilir. Bu bölümde bilgi, modern bakış açısının bilgiyi biçimlendirmesi, kontrol etmesi ve en önemlisi de bilginin sekürleşmesi açıklanır. Varoluşun anlamının Tanrı’dan uzaklaşıp insan odaklı ele alınmasının felsefî arka planı sunulur.

İkinci bölümde ele alınan konuysa “Kültür ve Sanatın Aklileştirmesi”dir. Kültür kavramı uygarlık ve medeniyetten ayrı gelişerek, toplumların yaşam alanları olan tarih, coğrafya içinde biçim kazanmıştır. Toplumların yaşam tarzlarındaki ve sanatsal eğilimlerindeki yeniliklerle modernleşme süreci kendini en çok bu alanda hissettirir. Kültür kelimesi ile kolonyalizm kelimelerinin aynı Latince kökten (colore) gelmiş olmaları, yazara göre aynı amaca hizmet ederek dolaşıma girmeleriyle ilgilidir. Bir toplumsallaşma aracı olan kültüre, bugünkü toplumun gidişatını anlamak için bakmamız zorunludur. Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde benimsenen Batılılaşma düşüncesi bizi kültürel bir belirsizliğe sürüklemiştir. “Batı’nın tekniğini alalım, kültürünü almayalım” anlayışına rağmen sosyal hayatta görülen durum, teknikle birlikte kültür aracılığıyla içselleştirilmiştir. Avrupa uygarlığının tekniğini alınca, kültürünü de içselleştirmiş bir toplum meydana gelmiştir. Bugün de modern dünyayı biçimlendiren Batı kültürü, aklı ve bilgiyi olduğu gibi yerel kültürleri de biçimlendirmektedir. Bu anlamda oluşturulan kültür, küreselleşme adı altında dayatılmakta, insanları ve toplumları tek tip hale getirmeye çalışmaktadır. İnsan maddileşme/dünyevileşme ile çepeçevre sarılmak istenmektedir.

Son bölümde ise “Modernlik, İdeoloji ve Toplum” konusu işlenmiştir. Burada işlenen konu, genel hatları ile ideolojilerin toplum algısı ve toplumlara nasıl yön verdiği üzerinedir. Modern toplumlarda birey, doğuştan gelen haklarından ziyade edindiği statülerle ile yaşamda kendine yer bulur ve bunu devam ettirir. Bu şekilde toplumsal dünyanın çalışma ve yaşama düzenine uyum sağlar. Ancak feodalizmde de durum bundan çok farklı değildir. Kapitalizmden farklı olarak onda, insanlar doğuştan gelen bir statüye sahiptirler. Modern dünyanın insan hak ve özgürlüklerinden söz ederek başladığı serüvenin geldiği noktada bu kavramların safsataya dönüştükleri görülmüştür.

Sonuç olarak Alper Gürkan’ın modernlikle bütünleşik gördüğü maddileşme ve dünyevileşme, akıl ve bilgi sistemi üzerinden değerlendirilmektedir. Felsefe, kültür ve toplumsal yaşam bu yönden iç içedir. Dünyevî Aklın Buhranı’nın nihai maksadı da bu sebeple, maddi yaşama odaklanmış akılcılığın hizaya soktuğu zihinlere bir sorgulama olanağı ve yol haritası sunmaktır. 

Arka Kapak dergisi 22. sayı

Devamını Oku...