Çocuk Edebiyatı ve Sansür

Hazırlayan: Adnan Saracoğlu


Birisi kuyuya taş attı ve taşı çıkarmak için değil de kuyuyu taşla doldurmak için hücuma kalktı birçok anne-baba. Dozajı arttığında, çocuğu paketlemek, edebiyatı ehlileştirmek gibi olumsuz sonuçlar doğuruyor ”kaygı” ; hele ki yeterli bilgiyle dengelenmeyip resmin bütününe kör kalındığında. Çocuk Edebiyatının uzman filtresinden geçmesi konusundaki görüşlerini sorduk alandaki en yetkin yazarlara. Basiretleri ve keskin eleştirileriyle çocuğun ve edebiyatın yanında saf tuttu her biri.

Asa Lind  | Çeviren: Ali Arda

Bazen ‘çocuklar için zararlı, tehlikeli kitap var mı’ sorusuyla karşılaşıyorum.  Evet var diyorum, çocuğu bir şey olmaya zorlayan, olmaması halinde cezayla tehdit eden ya da ödülle ayartmaya çalışan, çocukları hizaya çekmeye çalışan, çocukların gözleriyle gördükleri, yaşadıkları şeyleri yok sayan, üzerinde konuşmayı çeşitli kılıklarda yasaklayan, yani çocuklardan hayatı çalıp saklamaya çalışan kitaplar zararlı. Aslında bunlara kitap demek yerine belki yönerge demek daha doğru olur. Bir de dünyanın sınır sınır bölündüğü, savaşların icat edilip binlerce, milyonlarca çocuğun öldürüldüğü, fiziksel ve ruhsal olarak kötürüm edildiği, canlarını kurtaramaya çalışan anneleriyle birlikte sularda boğulduğu bir dünyaya itiraz etmeyen, çocuklarını böyle bir dünyayı yaratan adamların insafına terk eden, kötülük karşısında vicdanlarıyla suç ortaklığı yapan büyüklerin kitaplar karşısındaki bu inceliğini anlayamıyorum.

Ben hayatın bütün görüntülerinin, bütün renklerinin çocuğa anlatılması gerektiğini düşünüyorum. Çocuklar gerçek bir dünyada yaşıyor. Ve hayatının her anında bu gerçek dünyanın etkilerine maruz kalıyor. Bu dünyanın çocuklardan saklanabileceğini sanmak yalnızca bir hayal değil, aynı zamanda ahlaken kabul edilemez bir şeydir.  Düpedüz yalan söylemektir. Bence iyi ya da kötü konu yok, iyi ve kötü anlatım vardır. Sansürün her çeşidinin, her şeye kâr zarar hesabıyla bakan büyüklerin korkularından kaynaklandığını düşünüyorum. Çocukların, hayatı ödül ve ceza arasına gerilmiş ipte cambazlık yaparak yaşamayı reddeden özgür bireyler olmasından korkuyorlar, büyüklerin yarattığı değer ve normları sorgulamasından korkuyorlar. Bunun için sopa gibi kullanacakları kitaplar istiyorlar.

İyi bir çocuk kitabı özgürdür, çocuklarla bütün tepeleri tırmanır, uçurumlara iner, bütün deliklere göz atar, onlarla birlikte ve yalnızca onların anlayacağı nedenlerle güler, belki hüzünlenir, şaşar, hayran olur, anne babaların çocukların hayatına, onları kontrol etsin diye vermeye çalıştığı casusluk görevini reddeder.

Arka Kapak dergisi 28. sayı

Devamını Oku...