16. Sayı – Ocak 2017

16. Sayı – Ocak 2017

Gelin Biraz Yüzleşelim

Eyüp Tosun Yekta Kopan Sakın Oraya Gitme’de, öykü sonlarını genelde muğlak veya ucu açık bırakıyor. Bu, belki de anlatımdaki yoğunluktan oluyor. Çünkü öykülerin çoğunda anlatım imgelerle dolu. …

Öykümüzün Sınır Taşları

Feyza Şener “Amacım hem öykü tarihimizde iz bırakmış önemli kitapları hem de beğendiğim kitapları bir araya getirerek yararlı bir kaynak ve öznel beğeni kalıplarını aşmış bir kılavuz kitap oluşturmaktı” …

Bir Kaçış Yolu Mümkün!

Gizem Oral Yalnızlaşıyoruz gitgide. Belki de neye yaradığını dahi tam olarak bilmeden alıp evimizde bir daha asla gün yüzüne çıkarmamak üzere bir yerlere tıkıştırdığımız eşya yığınlarının …

Tanburi Cemil Bey Üzerine

Emre Barca Bestekar-ı Şehr Tanburi Cemil Bey’in vefatının 100. sene-i devriyesini geride bırakmak üzereyken, üstadı hatırlamak, hatırlatmak, hatta acıklıdır ki tanıtmak için külliyatın yeniden neşri, bir …

Küratörlük: Koruma ve Kapatmanın Diyalektiği

Yücel Sezer Küratörler, Roma İmparatorluğu devrinde, kendi işlerini idare edemeyecek durumda olanlara –reşit olmayanlara, akıl hastalarına, savurganlara– vekil tayin edilen devlet memurlarıydı. Görevleri, onları dünyadan ve …

Varlık İçinde Yokluk: Edip Cansever

Yunus Emre Tozal Her şeyin fazlası zararlıdır ya, fazla şiirden öldü edip Cansever. Cemal Süreya Bir gün… Evet, bir gün Tanpınar şiirlerimi görmek istiyor. 17-18 yaşlarındayım. …

Diyojen’in Çatlak Feneriyle Yürüşler

A.Ali Ural Ayaklarıyla beraber düşüncelerinin de hareket ettiğine inananlardandı Rousseau ve bir “Yalnız gezer” olarak kendisine doğru yürüyüşler yapmaya karar vermişti dünyadan ayrılmadan önce. “Gezinti” dediği …