Sentetik Gerçeklik

Cüneyt Gönen

Şiirden, denemeye ve romana, müzikten, sinema ve televizyona, kolajdan, özgünlüğe ve saflığa kadar birçok konuda atılmış kurgu ile kurgu-dışı düğümünü çözmeye çalışan David Shields, gerçekliğe yaklaşmak adına kalıpları kırıp yerleşik fikirleri tarumar ediyor, yağmalıyor ve parçalarından yeni mozaik bir söylev oluşturarak “kaybetmiş olduğumuz özgürlüğümüzü” geri almaya davet ediyor.


Gerçeklik Açıklığı: Bir Manifesto
David Shields
Çevirmen: Beril Tüccarcıbaşı Uğur
Zeynep Tür
Everest Yayınları

Romanın kökü hakikat kılığına girmesinde yatar. Novel (roman) kelimesi Avrupa dillerine girdiğinde anlamı belirsizdi ve gelişim sürecinde kendi kurallarını kendi koydu. -Freud ve Einstein’dan sonra, roman anlatıdan, şiir kafiyeden çekildi ve sanat temsili olandan çekilip soyuta kaçtı. -Yazı yazmanın tek yolu tüm okların bittiğinde kendini hedefe fırlatmaktır. -Çehov olay örgüsünü kaldırdı. -Pinter incelikle işleyerek tarihi anlatıyı söküp attı. -Beckett karakterizasyonu çıkardı. Ama yine de onları duyabildik. -Eksiltme bir yaratım biçimidir. -Lirikleşen bir deneme kendini öldürmüş denemedir. -Sanat doğruyu tanımamıza yarayan bir yalandır. -İyi bir yazarın en temel yeteneği, içindeki şoka dayanıklı zırvalık detektörüdür. -Dünyayı kelimelerle düzenlemeye çalıştığınız an, doğasını değiştirmiş olursunuz. -Gerçekler yoktur sadece sanat vardır. -Nihai yörünge insanın kendisidir. Kim kendi ruhunun yörüngesini hesaplayabilir ki?

Anlamsız, küçük ve önemsiz parçalar nizama sokulup bir araya geldiğinde ancak gürültüden ahenk dolu bir müziğe dönüşür. Yukarıdaki aforizmalardan bir beste çıkmaz şimdilik belki ama zaten amaç da boşluğu doldurmaya çalışan zihninizi pasif bir oyuncudan proaktif bir hakem haline getirmekti. David Shields, Gerçeklik Açlığı: Bir Manifesto kitabında intihal ile kendine mal etme arasında asılı duran yerleşik kaidelere uymadığı gibi yazınsal tabuları da yıkıyor ve kendi kuralları ile ele aldığı konuları çelişkiden kurtulmak isteyen zihinlere sunuyor. 618 aforizmik deyişten oluşan kitabın bölümleri konvansiyonel dizinin yerine alfabetik sıra ile düzenlenmiş, başlıklar “Üvertür”; Bölüm A, “Mimesis”; Bölüm B ile başlayıp özel dikkat ve ustalıkla “Z” harfine gelindiğinde “Final” ile bitirilmiştir. Shields, Nietzsche’den Picasso’ya, Cicero’dan Emerson’a, Montaigne’den Shklovsky’ye, Mic-hael Moore’dan Woody Allen’e, Lloyd Bradley’den Dj Spooky’ye birçok filozof, ressam, yazar, film yapımcısı, oyuncu, eleştirmen, müzisyenin kotasyonlarının yapısını kendi kelime ve düşünceleri ile bozmuş ve bu sayede klasik okuma tecrübelerini alt üst etmiştir.

Zaman zaman günah çıkarma ve itiraf ayinlerine de dönüşen pastiş ve eklektik yapıdaki kitap, kurgu ile kurgu dışı evliliğinden olma melez bir kimliktedir. Başkalarının cümlelerini talan eden Shields, savunmasını ise “yalan hakkında bir kitap yazıp içinde yalan söylemenize izin verilmemesi” durumuna benzeterek yapıyor. Bu, evrenin oluşumu ve yapısı hakkında her şeyi açıklamaya çalışan fakat hiçbir şeyi öngöremeyen Gök Mekaniği kitabında Tanrı kelimesinin geçmemesine şaşıran ve merakla sebebini soran Napoleon Bonaparte’e, “İhtiyaç duymadım” diye yanıt veren Pierre Simon Laplace’in ironik cevabı gibi gölgenin arkasında asılı duran gerçeğe işaret etmek için geliştirilmiş bir retoriktir. Kitaptaki kompozit metin; müziğin, kültürün, sanatın, kelimelerin ve geri kalan umumi ne varsa hepsinin sahibinin bizler olduğunun, dolayısıyla anonim olan gerçekliğin telif hakkının satın alınmayacağının en somut şekilde dışavurumudur.

Yalanlar gerçekliğin amfetaminidir. Gerçeklik açlığını hiçbir manifesto doyuramaz fakat merakı körükleyen, arayışı tahrik eden, düşünceleri provoke eden ve fikirleri uyaran yalanlar bizi ancak “Simurg”a komşu gerçekliğe bir adım daha yaklaştırır. 

Arka Kapak dergisi 25. sayı

Devamını Oku...