Türk Edebiyatının Çirkin Kızı: Seniha

Taner Afşar

“Kıskanmak… Seniha’nın yüreğinde ilk beliren, kendisini ilk duyuran ve hemen her gün daha fazla gelişip büyüyen his bu olmuştu.”

İyi bir romancı hiç şüphesiz, insan psikolojisini çok iyi anlamalıdır ve Nahid Sırrı Örik işte bu romancılarımızdandır. Roman, öykü, anı ve gezi yazısı türlerinde eserler vermiş, Kıskanmak kitabıyla kilometre taşı döşemiş, eserleriyle hiçbir zaman furya konusu olmamış ama kendi sadık okurunu bulmuş bir yazardır.


Kıskanmak
Nahid Sırrı Örik
Oğlak Yayıncılık

Nahid Sırrı Örik, Kıskanmak ile kötülüğün kapılarını okura açar. Kıskanmak; kötülüğün romanı diyebiliriz. Kötücül bir karakter üzerinden ayak oyunları, kin, nefret tüm sayfalara sirayet etmiştir. Başkarakteri Seniha, abisinin gölgesinde kalmış ve her daim çirkin bulunmuş bir kızdır. Abisi Halit ise ailesi tarafından hep el üstünde tutulmuştur. Anne-babasının ölümleri ile abisinin ve genç karısının yanında bir sığıntı gibi kalmıştır. Seniha’nın düşündüğü tek şeyse abisinden alacağı intikamdır. Çirkinliğinin, mutsuzluğunun, önemsizliğinin intikamıdır. Seniha’nın kurallarını koyduğu oyunda kitaptaki diğer karakterler Halit, eşi Mükerrem ve aşığı Nüzhet sadece rollerini oynar. Seniha ayrıksıdır. Çünkü güzel olduğu için değil, çirkin olduğu için yakıp geçecektir. Örik, erkeklerin hayatına yön verme gücünü kadın bir karakterin eline vermiştir. Romanda güzellik ona sahip olana üstünlük sağlayan bir öge olarak dikkat çeker. Romanda Halit, Nüzhet ve Mükerrem güzelliğiyle ön plana çıkarken diğer yan karakterler bu kişilerin çevresinde pervane olur. Bu karanlık dünyada olaylardan çok kişiler ve duygular ön plandadır. Romanın ana çatışması çirkinlik ve güzellik arasında yaşanır. Çirkinliği temsil eden Seniha’nın üzerinden güzelliği temsil eden Halit’ten, eşinden ve onun aşığından alınan intikam akışını kurgular. Böylece okur kötücül bir atmosfere çekilir.

Kıskanmak romanı, bize “Seniha” gibi bir karakteri armağan etmesi açısından Türk Edebiyatı’nda özel bir yere sahiptir. Nasıl ki Araba Sevdası’nın Bihruz Bey’i, Çalıkuşu’nun Feridesi, Aşkı Memnu’nun Bihteri’i unutulmaz tiplerse Seniha da kıskançlık duygusu ile bütünleşmiş bir karakter olmuştur. Kıskançlık duygusundan haz alan bir karakter olarak çok ilginç bir konumdadır. Yazar Seniha’nın kıskançlığının anlaşılabilmesi ve okurun Seniha’ya hak verebilmesi amacıyla Seniha üzerinden zaman zaman geçmişe dönerek intikam duygusunun sebeplerini gösterir. Seniha bu özelliğiyle demonyak bir tiptir. Türk edebiyatında demonyak tiplerin fazla yer almadığını düşünecek olursak bu yönüyle de Seniha ilginç bir yere sahiptir. Edebiyatımızda bazı kadın karakterlerin hayatlarının belli bir döneminde kötücül duygulara sahip olduğunu söyleyebiliriz. Ama hiçbirisi Seniha gibi çocukluğundan beri kötücül bir ruh hali içinde değildir.

Kıskanmak’ın başarısı; yazarın insan ruhunun derinliklerine inerek orada kötücül tohumları bulup yüzeye çıkarmasında yatar. Seniha intikam duygusunu, abisi Halit’in eşi Mükerrem’in onu aldatması üzerinden kurgular. Aldatma temalı kurgularda karı-koca-aşık üçlüsü varken “Kıskanmak”ta buna dördüncü kişi olarak Seniha eklenir. Bu yönüyle de çok farklı bir kurgusal keşiftir. Karakterler üzerinden insan psikolojisinin derinine nüfus eden bakışı göz alıcıdır. Yazar okuyucuya sevinecek bir yer bırakmamıştır. Eserin dramatik yapısı çok güçlüdür. Dramatik yapı öylesine güçlüdür ki romanda kullanılan mekân ve doğa ön plana çıkarılmaz; sadece işlevsel olarak kullanılır. Kitap büyük bir keder içinde okunur. Seniha’nın hayatına yayılan şeytancılığının bir amacı da yoktur. Sebepler çoktur ama sonuç yoktur. Seniha tüm bu kötülükleri yaparken bundan haz aldığını hissediyoruz; amaç insanların mutsuzluğundan hissedilen hazdır. Seniha başkalarına zarar verse de en büyük zararı kendisine vermiştir. Anlatılmak istenen budur belki de; insanın içinde büyüyen kötülük dikeni onu asla aydınlığa çıkarmayacaktır.

Arka Kapak dergisi 12. sayı

Devamını Oku...