Feridun Andaç

Feridun Andaç

Yersiz Yurtsuzlaşan Bir Bakışla*

Feridun Andaç Kendini dilin/yazının ve yaşamın göçebesi kılan bir anlatıcıydı Juan Goytisolo. Ona yeryüzü gezgini de, sürgünü de diyebilirdiniz. Öyle ki; o, gittiği her yerde bir …

Uyumsuz Yaşamanın Anlatıcısı: Dostoyevski

Feridun Andaç Dostoyevski anlatıcılığı bir bakış, düşünüş ifadesi değildir yalnızca. Ruh yalnızlığının derinlikli anlatımıdır. Bunu da yapıtının/yaratıcılığının odağında duran Yeraltından Notlar’da (1864) buluruz. Bunun alt/arka metni Beyaz Geceler’dir …

Yürek Diliyle Okunan William Saroyan

Feridun Andaç “Kendim hakkında yazdığımı mı zannediyorsunuz? Ben sizler hakkında yazıyorum, herkes hakkında yazıyorum ve çoğu insan bunu hissediyor. Çoğu insan kendi gerçekliklerine dair bir güvence …

Dil Sürgününde Var Olan Bir Anlatıcı: Refik Halid Karay

Feridun Andaç Refik Halid Karay sürgünlüğü, sürgünlükte geçen hayatını/hayatları değerlendirirken; sürgünlüğe dayanamamışların, bundan iz almamışların, dönüşlerinde silinip gidenlerin yazgısından buruklukla söz eder. Onun şu sözleri ise …

Unutuluş Romanı Üzerine

Feridun Andaç Gelecek İçin (1986) adlı romanı, Namık Doymuş’un edebî yolculuğunda kendi yolunu çizmek üzere yaptığı iyi bir başlangıçtı bence. Öyle ki, edebiyatımızın 1940’lardan beri süregelen gerçekçilik …

Sözü Geçitteki Anlatıcı: Tezer Özlü

Feridun Andaç Taşradan içe doğru yolculuk… Kendi “ben”ine dönük bir bakışı getirir ilkin. Ardından da “sonra”lar gelir. Oradan çıkıp gitmeden önce, benlik varoluşunuzu bezeyen, ama bir …

Kurmacasız Bir Yaşam

Feridun Andaç “ Çok fazla yazmadın ama hep gündemde kalmış olan bir yazarsın. Bir nevi bir Vüs’at Bener miti oluşmuştu. Son yıllarda bu mit olmaktan çıktı.“ Erhan Bener “Genellikle uzakta …

Çağını Sorgulayan Umberto Eco

Feridun Andaç Umberto Eco’nun yazınsal birikimi bir labirenti andırır. Dil ve tarih arasında gezinen biri olması bu labirentin giriş/çıkış yönünü de belirler bir bakıma. Her sözü, …

Akdeniz’den Başlar Panait Istrati

Feridun Andaç Panait Istrati okumalarım tam da ilk gençlik çağıma denk gelir. İyi bir yazarın tomurcuktaki bir insana çok şeyler taşıyabileceği bir çağdır o. Hatırlatırım Baragan’ın Dikenleri’ni… …